Mustafa Trampa: “Türkçemizi yaşatmak kimliğimizi korumaktır”

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkçenin korunması ve azınlık okullarına sahip çıkılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
BTTADK Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü dolayısıyla bir yazılı açıklama yayımladı. Trampa, Türkçenin ve Türk dilleri ailesinin dünya üzerindeki yaygınlığına, tarihî derinliğine ve kültürel gücüne dikkat çekti.
Açıklamada, Türk Dili Ailesinin Orta Asya’dan Balkanlar’a, Sibirya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada konuşulduğunu belirten Trampa, dünyada yaklaşık 170–180 milyon kişinin ana dili, 200 milyondan fazla insanın ise ikinci dili olarak Türk dillerini kullandığını ifade etti. Bu yönüyle Türk Dili Ailesinin, dünyada en çok konuşulan ilk beş dil ailesi arasında yer aldığını hatırlattı.
Dilinin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını vurgulayan Trampa, “Dil; kimliğin, kültürün ve ortak hafızanın taşıyıcısıdır. Türkçenin korunması ve yaşatılması, özellikle Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı için hayati bir öneme sahiptir. Ana dilimizi yaşatmak, varlığımızı ve kültürel sürekliliğimizi korumak anlamına gelmektedir.” ifadelerini kullandı.
Toplumun Türkçeye sahip çıkma konusunda daha bilinçli adımlar atması gerektiğini belirten Trampa, azınlık okullarına destek verilmesinin ve çocukların bu okullara yönlendirilmesinin Türkçenin geleceği açısından temel bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Azınlık okullarında uygulanan çift dilli eğitim modelinin önemine de değinen Trampa, Türkçe ve Yunancanın birlikte öğrenilmesinin çocuklara önemli avantajlar sunduğunu belirterek, bu modelin öğrencilerin hem ana dillerini güçlü şekilde korumalarına hem de yaşadıkları ülkenin resmî dilinde donanımlı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağladığını ifade etti.
Açıklamasının sonunda 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nü hatırlatan Trampa, Türkçeyi doğru kullanma, gelecek nesillere aktarma ve azınlık okullarına sahip çıkma sorumluluğunun bir kez daha önem kazandığını belirterek, dilin ve kültürün gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde aktarılması temennisinde bulundu.



