Ana SayfaBatı Trakya HaberHaberler

Başkonsolos Aykut Ünal: “Şehitler milletin en güçlü hikayesidir”

18/03/2026

Türkiye Cumhuriyeti Gümülcine Başkonsolosluğu, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü ile İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümü dolayısıyla bir anma töreni düzenlendi.

Tören bugün (18 Mart Çarşamba) saat 14.30’da Başkonsolosluk binasında gerçekleştirildi.

Başkonsolosluk bahçesinde düzenlenen törene azınlık yöneticileri ve soydaşlar katıldı. Törene katılan katılımcıları, Başkonsolos Aykut Ünal ve eşi İlayda Ünal karşıladı.

Tören, vatan uğruna Çanakkale Savaşlarında ve diğer savaşlarda şehit düşmüş Mehmetçik için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Daha sonra Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve aynı zamanda İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.

“ÇANAKKALE BİR MİLLETİN DİRİLİŞİDİR”

Programda ilk olarak Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa söz aldı. Trampa, Çanakkale’nin yalnızca bir savaş değil, bir milletin topyekûn dirilişinin sembolü olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Çanakkale sadece bir askeri başarı değil, bir milletin esareti kabul etmeyişinin destanıdır. Orada yalnızca bir cephe savunulmamış; bir milletin onuru, geleceği ve kardeşliği müdafaa edilmiştir. İmkânın değil imanın galip geldiği o siperlerde ‘Çanakkale geçilmez’ mührü tarihe kazınmıştır.”

İstiklal Marşı’nın da bu ruhun kaleme dökülmüş hali olduğunu vurgulayan Trampa, Mehmet Akif Ersoy’un “Korkma” hitabının bugün de yol gösterici olduğunu ifade etti. Trampa ayrıca Batı Trakya’dan Çanakkale’ye giden şehitlere dikkat çekerek, bu ortak tarihin birlik duygusunu pekiştirdiğini dile getirdi.

“ÇANAKKALE HEM ZAFER HEM İNSANLIK DERSİDİR”

Celal Bayar Azınlık Ortaokulu ve Lisesi’nden kontenjan öğretmeni İsmail Yaykın da konuşmasında Çanakkale’nin çok boyutlu anlamına değindi:

“Çanakkale yalnızca bir savaşın adı değildir; inancın, fedakârlığın ve vatan sevgisinin destanıdır. Ancak aynı zamanda acıyı ve insanlığın ortak kaderini anlamaktır.”

Yaykın, Batı Trakya’dan birçok gencin cepheye koşarak şehit olduğunu hatırlatarak, bu ortak mirasın korunmasının önemine vurgu yaptı. Çanakkale ruhunun aynı zamanda barışı da öğrettiğini belirten Yaykın, Türk milletinin savaş sonrası daima barışı önceleyen bir duruş sergilediğini ifade etti.

“ŞEHİTLER YALNIZCA BİR HATIRA DEĞİL, BİR SORUMLULUKTUR

Törende son konuşmayı yapan Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal, konuşmasında şehitlik kavramı, Çanakkale ruhu ve İstiklal Marşı’nın anlamı üzerinde kapsamlı ve duygusal değerlendirmelerde bulundu.

Ünal, şehitlik kavramının taşıdığı derin anlamı şu sözlerle ifade etti:

“Şehitler… Bu kelimeyi duyduğumuzda içimizde bir şey titrer. Çünkü bu kelime yalnızca bir kaybı değil; en büyük fedakârlığı, en derin sevgiyi ve en yüce cesareti anlatır. Şehitlik, bir insanın hayatını, sevdiklerini, hayallerini ve henüz yaşanmamış tüm güzel günlerini bir milletin geleceği uğruna feda etmesidir.”

Şehit olmanın sadece bir ölüm olmadığını vurgulayan Ünal, bunun bir milletin varlığını sürdürebilmesi için verilen en büyük fedakârlık olduğunu belirtti:

“Şehit olmak, korkunun üstüne yürümektir. Tereddüdü kalbinden söküp atmaktır. Bir insanın kendi hayatından vazgeçerek milletine sonsuz bir yaşam armağan etmesidir.”

Şehit ailelerinin yaşadığı derin duygulara da değinen Ünal, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“‘Vatan sağ olsun’ derken aslında kalbinin en büyük parçasını toprağa emanet ettiğini bilen aileleri düşünün. Her bayramda bir sandalye eksik kurulur. Ama o eksiklik, bir milletin tamamlanmış hikâyesidir.”

Şehitlerin yalnızca geçmişte kalan isimler olmadığını vurgulayan Ünal, onların yaşamaya devam ettiğini belirtti:

“Şehitler sadece toprağa düşmez. Bir bayrağın dalgalanışında, bir çocuğun özgürce gülüşünde yaşarlar. Onlar unutulmazdır. Çünkü bıraktıkları miras sadece bir hatıra değil, bir sorumluluktur.”

“ÇANAKKALE BİR MILLETİN VAR OLMA İRADESİDİR”

Ünal, Çanakkale Zaferi’nin tarihsel anlamına da değinerek şu değerlendirmede bulundu:

“Çanakkale sadece bir savaş değildir. Bir milletin var olma iradesidir. O siperlerde açlık vardı, yorgunluk vardı, imkânsızlık vardı; ama asla teslimiyet yoktu.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çeken Ünal, onun cephede sadece bir komutan değil, askerleriyle aynı kaderi paylaşan bir lider olduğunu belirtti:

“Mustafa Kemal’in liderliğiyle Çanakkale’de yakılan bağımsızlık ateşi, daha sonra Kurtuluş Savaşı’nı aydınlatmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturmuştur.”

“İSTİKLAL MARŞI MİLLETİN BAĞIMSIZLIK HAYKIRIŞIDIR

Konuşmasında İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümüne de değinen Ünal, Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele’de üstlendiği rolü hatırlattı:

“Mehmet Akif, milletimizin en zor zamanlarında Anadolu’yu dolaşarak umut aşılamış, kalemiyle mücadeleye güç katmıştır. İstiklal Marşı, onun inanç ve azimle kaleme aldığı bir bağımsızlık haykırışıdır.”

Ünal, marşın ilk kelimesine özellikle vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstiklal Marşı ‘Korkma’ diye başlar. Bu hitap yalnızca o günün şartlarına değil, bugünümüze ve geleceğimize de seslenir. Bu, milletimizin asla yılmayacağının ilanıdır.”

“ŞEHİTLERİ ANMAK BİR VEFA DEĞİL, BİR SORUMLULUKTUR

Konuşmasının sonunda tüm şehitleri rahmet ve minnetle anan Ünal, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Şehitleri anmak sadece bir görev değildir. Onları anlamak ve onların uğruna can verdiği değerlere sahip çıkmak gerekir. Bir millet, şehitlerini unuttuğu gün kendi geçmişini de kaybeder. Ama onları kalbinde yaşatan bir millet asla yıkılmaz. Şehitler, milletin en sessiz ama en güçlü hikâyesidir. Ve bizler o hikâyenin yaşayan devamıyız.”

Anma programı, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif tarafından şehitler anısına yapılan dua ile sona erdi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu