Ana SayfaBatı Trakya HaberHaberler

Mustafa Trampa: “Müftülük sorunu hukuk tanımazlığın sonucudur”

15/04/2026

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, ÜLKÜ gazetesine verdiği röportajda müftülük sorununa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Trampa, Yunanistan’ın uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek, müftülük kurumunun özerkliğinin son yasal düzenlemelerle zedelendiğini ve azınlık iradesinin yok sayıldığını ifade etti. Mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde İstanbul’daki Rum azınlığa tanınan hakların Batı Trakya Türk Azınlığına eşit şekilde sağlanmadığına dikkat çeken Trampa, mevcut uygulamaların hem hukuki hem de demokratik açıdan ciddi sorunlar barındırdığını vurguladı.

ÜLKÜ: Son gelişmelere baktığımızda Batı Trakya Türk Azınlığında müftülük sorunu şu an itibariyle hangi noktada bulunuyor, bununla ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?

MUSTAFA TRAMPA: “Müftülük sorununu bir hukuk tanımazlık sorunu olarak değerlendiriyorum. Bizim taleplerimizin kaynağı uluslararası hukuktur. Biz, 1913 Atina ve 1923 Lozan Antlaşmaları ile 2345/1990 sayılı yasanın uygulanmasını istiyoruz. Yunanistan bu antlaşmaları görmek istemiyor ve ihlal ediyor.

En son çıkardıkları Müftülük yasası, Müftülüklerin özerkliğini tamamen ortadan kaldıran, sıradan bir devlet dairesine ve devlet memuriyetine indirgeyen bir hükme sahip. Devletin bu yasayla ana gayesi, Müftülük makamının itibarını zedelemektir.

Birkaç ay önce Dimetoka’da sözde “seçim” görüntüsü altında tayinli müftü belirlenmesi neticede atamadan ibaret bir işlem olduğu Batı Trakya Türk Azınlığı mensupları tarafından görülmüştür. Azınlık iradesini yansıtmayan ve gayri hukuki olan bu yöntem meşru ve demokratik değildir.

Görülen o ki, benzer bir sürecin Gümülcine ve İskeçe illerinde de hayata geçirilmeye çalışılması, Yunan devletinin bu hukuk tanımazlık tavrı Türk Azınlığın haklı beklentilererini bir kez daha görmezden geldiğini göstermektedir.

Bu yaklaşım şekli, Azınlığı’mız ile devlet arasındaki güven ilişkisini daha da zedelemekle birlikte mevcut sorunları derinleştirmektedir.”

ÜLKÜ: “Lozan Antlaşması kapsamında öngörülen mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde, İstanbul’daki Rum azınlığa tanınan vakıf, eğitim ve dini yönetim haklarının Batı Trakya Türk azınlığına eşit şekilde sağlanmamasının gerekçesi nedir ve bu eşitsizliğin giderilmesine yönelik somut adımlar nelerdir?”

MUSTAFA TRAMPA: “Şunu çok iyi biliyoruz ki, Anavatanımız Türkiye ve vatanımız Yunanistan arasında Lozan Antlaşması’na dayanan mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesi gereği, Batı Trakya’daki Türk azınlığın hakları, İstanbul’daki Rum azınlığın hakları ile eşdeğer olmalıdır. Zira Batı Trakya Türk Azınlığı’nın karşılığı İstanbul’daki Rum azınlığıdır. Bu bir hakikattir ve bunu kimse inkar edemez. Dolayısıyla ana vatanımız Türkiye tarafından Rum azınlığına hangi azınlık hakkı verilmiş ise bunun mütekabilinde Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının hakları da verilmelidir.

Peki bu durum şu anda böyle mi? Kesinlikle hayır.

Talebimiz çok basit. İstanbul’daki Rum azınlığına kendi vakıflarını, eğitim kurumlarını ve dini kurumlarını yönetme hakkı veriliyor ve bunun yanısıra kendi milli kimlikleri tanınıyor ve her yerde bunun tabelası kullanılıyor ise aynı şekilde bizler de Batı Trakya Türk Azınlığı olarak bunun karşılığını bekliyor ve bunun uluslararası hukuktan doğan bir hakkımız olduğunu dile getiriyor ve söylüyoruz.

Bu ister Ruhban Okulu olsun isterse başka bir meselede olsun her ne konuşuluyor ve görüşülüyor ise bunun mukabilinde Batı Trakya Türk Azınlığında önemli bir sorunun çözülmesi kesinlikle hakkımız ve inkar edilemez bir hakikattir.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu