Pervin Hayrullah: “Azınlık haklarında ciddi ihlaller var”

BAKEŞ Genel Müdürü ve Batı Trakya Türk toplumunun insan ve azınlık hakları savunucularından Dr. Pervin Hayrullah, ülke yönetiminin azınlığa yönelik kapsamlı bir asimilasyon politikası izlediğini belirterek, yaşanan sorunları dile getirdi.
Daily Sabah’a konuşan Hayrullah, yaklaşık 150 bin Müslüman Türk’ün yaşadığı Batı Trakya’da toplumun uzun süredir çifte standartlara maruz kaldığını ifade etti. Türk toplumunun ayrılıkçı bir hedef taşımadığını vurgulayan Hayrullah, amaçlarının yalnızca dinlerini, dillerini ve kimliklerini korumak olduğunu söyledi. Türkiye’nin her zaman kendilerine destek verdiğini de sözlerine ekledi.
“1991’den sonra devletin azınlık politikası değişti”
Hayrullah, 1990’lı yıllara kadar Türk kimliğinin belirli alanlarda kısmen tanındığını, ancak 1991’den itibaren azınlığa yönelik politikaların değiştiğini belirtti. Bu süreçte azınlığın “Türk, Pomak ve Roman” gibi farklı etnik kimliklere ayrıldığını, ayrıca “Alevi ve Sünni” şeklinde dini temelde sınıflandırıldığını ifade eden Hayrullah, “Oysa biz birleşik bir Türk azınlığıyız” dedi.
“Son 15 yılda 104 azınlık okulu kapatıldı”
Eğitim alanında da ciddi sorunlar yaşandığını belirten Hayrullah, 1923 yılında azınlığa ait 306 okul bulunduğunu, sonraki 80 yılda yaklaşık 100 okulun kapatıldığını söyledi. Son 15 yılda ise 104 okulun daha kapatıldığını belirten Hayrullah, bu durumun Lozan Antlaşması’na aykırı olduğunu savundu.
“Seçilmiş müftülere karşı davalar açılıyor”
Azınlığın karşı karşıya olduğu bir diğer sorunun ise müftü seçimi olduğunu dile getiren Hayrullah, 1913 tarihli bir anlaşmanın Müslüman Türk toplumuna kendi müftülerini seçme hakkı tanıdığını hatırlattı. Ancak 1990’lı yıllardan itibaren devletin müftü atamaya başladığını belirten Hayrullah, seçilmiş müftülere karşı davalar açıldığını ve haklarının ihlal edildiğini öne sürdü.
“Camilere onarım izni verilmiyor”
Hayrullah ayrıca, 2007 yılında çıkarılan bir yasa ile camilere imam atanmasının düzenlendiğini, bunun da dini haklara darbe vurduğunu söyledi. Camilerin onarımına izin verilmediğini, minarelerin boyutuna müdahale edildiğini ve bazı durumlarda minarelerdeki hilal ve yıldızların kaldırılmasının istendiğini ifade etti.
Kaynak: DailySabah



