Ana SayfaBatı Trakya HaberHaberler

İskeçe ve Gümülcine müftülüklerine devlet ataması: Azınlıktan atamalara kesin ret cevabı

16/02/2026

Batı Trakya Türk Azınlığının yıllardır kendi dini liderlerini özgür iradesiyle seçme talebine rağmen, İskeçe ve Gümülcine müftülükleri için yeni bir atama süreci resmen başlatıldı. Batı Trakya Türk Azınlığı ise bu adımı, toplumun iradesini yok sayan açık bir dayatma olarak nitelendiriyor.

DEVLET ELİYLE BELİRLENEN ADAYLIK SÜRECİ

Resmi Gazete’de yayımlanan ilanlarla her iki müftülük için beş yıllık görev süresiyle yeni müftülerin belirleneceği, bu sürenin bir kez daha uzatılabileceği duyuruldu. İlanlarda adayların Yunan vatandaşı olması, “Trakya Müslüman Azınlığı”na mensup bulunması, Meriç, Rodop veya İskeçe illerinden birinde daimi ikamet etmesi ve başvuru süresinin bitiminde 62 yaşını doldurmamış olması şartı yer aldı. Ayrıca Selanik Aristoteles Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Müslüman Çalışmaları Giriş Programı mezunu olmak ya da yurt dışında tanınmış bir yüksek ilahiyat fakültesinden İslami ilimler diplomasına sahip bulunmak da kriterler arasında sayıldı. Adayların en az beş yıl devletin Din Görevlileri Siciline kayıtlı imam veya din öğreticisi olarak görev yapmış olması ya da bölgedeki medreselerden mezun olup en az 10 yıl imamlık veya din öğreticiliği yapmış olmaları gerekiyor. Başvurular yalnızca elektronik ortamda alınacak ve ilanın yayımlanmasını izleyen günden itibaren 10 iş günü içinde tamamlanacak.

AZINLIK TEMSİLCİLERİNDEN “DAYATMA” TEPKİSİ

Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri, sürecin “müftü seçimi” olarak sunulmasına rağmen gerçekte devlet eliyle yürütülen bir atama olduğunu sert ifadelerle vurguluyor. Adayların devletin belirlediği dar ve tartışmalı kriterlere göre başvurduğunu, nihai kararın ise yine devlet makamlarınca verileceğini hatırlatan temsilciler, bunun demokratik bir seçim değil, toplumun iradesine karşı açık bir müdahale olduğunu belirtiyor. Azınlık yetkilileri, kendi dini liderini belirleme hakkının sistematik biçimde gasp edildiğini vurgulayarak Atina yönetimini “oldu bitti” yöntemleriyle hareket etmekle eleştiriyor. Atina’nın bu yaklaşımının, azınlığın dini özerkliğini zedelediği ve toplumsal meşruiyeti hiçe saydığı ifade ediliyor.

Dimetoka’daki tartışmalı atamanın ardından şimdi de İskeçe ve Gümülcine’de aynı sürecin başlatılması, Türk Azınlığın itirazlarına rağmen devletin dayatmacı tutumunu sürdürdüğünün yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Azınlık temsilcileri, dini makamların devlet müdahalesinden tamamen arındırılmış, doğrudan toplumun iradesine dayanan bir yöntemle belirlenmesi gerektiğini bir kez daha vurgulayarak söz konusu atamaları kesin bir dille reddediyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu